Merdine
Rastlamadım
daha ben
Ham sofunun merdine
Hepsi binmek istiyor
Kapayıp semer dine
Zam Anı
Geçti seçim zamanı
Seçim bir ilzam anı
Sayım sona ererken
Başlar yeni zam anı
Taşıma
Bu nasıl laf taşıma
Yeter gayrı taşıma
“Benim yüzümden öldü”
Yazdır mezar taşıma
Karaya
Biz oturduk karaya
Aklar döndü karaya
Bu Mart’ta yağar herhal
Biz gitmeden kar aya
Kandile
Şerbet ile kant ile
Eremedik kandile
Döndü dolaştı geldi
Terör dile kan dile
Sözüne
Bak garibin sözüne
Anla dinle sözü ne?
İhtiyaç duymamalı
Doğru olan söz üne
2020 'ye Kına
Gidişin için kına
Yaktım; kınarsan kına
Bir yüreği delmeden
Öfke girer mi kına
Tezine
Bak adamın tezine
Var mı, varsa tezi ne?
Tezi çalma olanlar
Tez yüksele tez ine
Yer
Dünya denen vahşi yer,
Çağırdığı ömrü yer
Ne söylesen kar etmez
İster meth et ister yer
Derse
Kim ki dostum var derse
Muhtaç şöyle bir derse
Dostu görür bağından
Bedava bir gül derse
Günaydın
Ay bulutta gün aydın
Ey ahali günaydın
Tam haşhaşî sarhoştun.
Hele ki bu gün aydın
Yalınız
Ordan gelir yalınız
Batı koymaz yalınız
Havlarsanız güzelce
Olur, köşk ü yalınız
Yasaklı
Fikir artık yasaklı
Ya az düşün ya saklı
Haksızı yasamazsan
Gayret et de yas aklı
Dini ne
Şaştım Şeyhin dini ne?
Uymaz Tanrı dinine
İster, her yaptığına
Uygun ayet, din ine
Mevlana
Duy ki ne der Mevla ne
Kulak ver bak Mevla’na
Ankebut'ta demiş ki:
“Gayre deme Mevlana”.
Kansızsın
Madem böyle kansızsın
Sarma yaram kan sızsın
Mey içen içer sızar
Vay ki bırakan sızsın
Yalanmış
Her bir sözü yalanmış,
Yiyip içip yalanmış.
Tilki tavuk anarken,
Köpekler de yal anmış.
Şeyh eder
Olmuşsa her şey heder
Ya pir ya da Şeyh eder
Dursun dile geleni
Böyle pirle Şeyhe der
Aysana
Saat dakka ay sana
Zaman geçti aysana
Aya da el koydular
Doğmaz gayrı ay sana
Dişimi
Şeytan er mi dişi mi?
Bozdu mevcud işimi.
Dilim sabit durur mu?
Geçirirsem dişimi?
Yatarım
Neme lazım ya tarım
Alıp yiyip yatarım
Bal yapılır şekerden
Sen de yan gel yat arım
Yakana
Sözüm bizi yakana,
Yapışmam mı yakana?
Bat da boğul inşallah
Ya gözyaşı ya kana
Yakana
Siyah takıp yakana
Bir de ağıt yak ana
Gönülden beddua et
İstikbali yakana
Diken derler
Terziye “diken” derler
Eğirip büken derler
Her kazıkta gülersem
“Deveye diken..’’ derler.
Ham sofunun merdine
Hepsi binmek istiyor
Kapayıp semer dine
Zam Anı
Geçti seçim zamanı
Seçim bir ilzam anı
Sayım sona ererken
Başlar yeni zam anı
Bu nasıl laf taşıma
Yeter gayrı taşıma
“Benim yüzümden öldü”
Yazdır mezar taşıma
Biz oturduk karaya
Aklar döndü karaya
Bu Mart’ta yağar herhal
Biz gitmeden kar aya
Şerbet ile kant ile
Eremedik kandile
Döndü dolaştı geldi
Terör dile kan dile
Bak garibin sözüne
Anla dinle sözü ne?
İhtiyaç duymamalı
Doğru olan söz üne
Gidişin için kına
Yaktım; kınarsan kına
Bir yüreği delmeden
Öfke girer mi kına
Bak adamın tezine
Var mı, varsa tezi ne?
Tezi çalma olanlar
Tez yüksele tez ine
Dünya denen vahşi yer,
Çağırdığı ömrü yer
Ne söylesen kar etmez
İster meth et ister yer
Kim ki dostum var derse
Muhtaç şöyle bir derse
Dostu görür bağından
Bedava bir gül derse
Ay bulutta gün aydın
Ey ahali günaydın
Tam haşhaşî sarhoştun.
Hele ki bu gün aydın
Ordan gelir yalınız
Batı koymaz yalınız
Havlarsanız güzelce
Olur, köşk ü yalınız
Fikir artık yasaklı
Ya az düşün ya saklı
Haksızı yasamazsan
Gayret et de yas aklı
Şaştım Şeyhin dini ne?
Uymaz Tanrı dinine
İster, her yaptığına
Uygun ayet, din ine
Duy ki ne der Mevla ne
Kulak ver bak Mevla’na
Ankebut'ta demiş ki:
“Gayre deme Mevlana”.
Madem böyle kansızsın
Sarma yaram kan sızsın
Mey içen içer sızar
Vay ki bırakan sızsın
Her bir sözü yalanmış,
Yiyip içip yalanmış.
Tilki tavuk anarken,
Köpekler de yal anmış.
Olmuşsa her şey heder
Ya pir ya da Şeyh eder
Dursun dile geleni
Böyle pirle Şeyhe der
Saat dakka ay sana
Zaman geçti aysana
Aya da el koydular
Doğmaz gayrı ay sana
Şeytan er mi dişi mi?
Bozdu mevcud işimi.
Dilim sabit durur mu?
Geçirirsem dişimi?
Neme lazım ya tarım
Alıp yiyip yatarım
Bal yapılır şekerden
Sen de yan gel yat arım
Sözüm bizi yakana,
Yapışmam mı yakana?
Bat da boğul inşallah
Ya gözyaşı ya kana
Siyah takıp yakana
Bir de ağıt yak ana
Gönülden beddua et
İstikbali yakana
Terziye “diken” derler
Eğirip büken derler
Her kazıkta gülersem
“Deveye diken..’’ derler.
Ayı yedi
Yılda dokuz ay kaldı
Üçünü ayı yedi
Çok acıkmışmış hayvan
Haftayı ayı yedi
Kararttı geleceği
Güneşi ayı yedi
Kalk çaylara gidelim
Kolaylara gidelim
Bir ay bize az gelir
Üç aylara gidelim
Kış uykusunda ise
Rusya denen o ayı
Şam’da kılıp cumayı
Gidip gezeriz ayı
Geçirelim hele bir
Birkaç haftayı ayı.
Yüreği nifakın odu yakınca
Ya kılıçça konuşulur ya kınca
Sussam yürek yanar konuşsam başım
İki hal de birbirine yakınca
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder